TÜRK VETERİNER HEKİMLER BİRLİĞİ VAKFI

ANKARA - TÜRKİYE

 

 

 
 

 

 

 

AVIAN INFLUENZA (Tavuk Vebası, Kuş Gribi) Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

Hastalık nedir?

Kanatlı hayvanlarda ortaya çıkan viral bir hastalıktır. Üst solunum yolu hastalığı gibi başlar, sürü halinde yaşayan kanatlı hayvanlar arasında çok hızlı yayılabilir ve bu nedenle çok yüksek oranda kanatlı ölümüyle sonuçlanabilir.

Kanatlılarda  Influenza A virusları Yüksek Patojeniteli (HPAI) ve Düşük Patojeniteli (LPAI) diye iki şekildedir. Yüksek Patojeniteli olanlar; ciddi hastalık oluştururlar, Ölüm oranı % 100’e ulaşabilir, H5 ve H7 alt tipleri vardır. Ancak tüm H5 ve H7 alttipleri HPAI değildir. IVPI 1,2 veya daha büyük olmalıdır. Düşük Patojeniteli olanlar; Hafif solunum hastalığıdır, halsizlik ve yumurta veriminde düşme görülür. Diğer hastalıklarla ve kötü bakım ve idare ile daha şiddetli hastalık oluşturur.

 

Hastalığın etkeni nedir?

Hastalık etkeni Orthomyxoviridae familyasından Influenza gurubuna ait, tek sarmallı, RNA karakterinde genetik madde taşıyan Influenza A virusudur.

 

İhbarı mecburi bir hasatalık mıdır?

Evet, 3285 Sayılı Hayvan Sağlığı ve Zabıtası Kanunu gereği bildirimi zorunlu bir hastalıktır.

 

Kanatlı işletmeleri kayıt altında mıdır?

Evet bütün kanatlı işletmeleri sürü bazında Bakanlığımızca kayıt altına alınmıştır.

 

Kuş gribi virusu dış ortamda ne kadar sürede yaşamaktadır?

Çevrede: Influenza virusları çevresel ortamda ve özellikle serin ve nemli koşullarda uzun zaman sürelerinde canlılıklarını korurlar. Dışkı materyalinde enfektivite 4 0C’de 30-35 gün, 20 0C’de 7 gün sure ile muhafaza olduğu, ayrıca Influenza virusları çok fazla su kuşlarının bulunduğu göllerden ve havuz sularından izole edilmiştir.

Karkaslarda: AI virüsü karkaslarda ortam sıcaklıklarında yalnızca birkaç gün canlılığını koruyabilirken buzdolabı sıcaklıklarında 23 güne kadar canlı kalır. Viremik safhada işlenen kuşlar virüs içeren kanları veya dışkı materyali ile diğer karkasları bulaştırırlar. Paketleme ve depolama sırasında oluşabilen damlama da enfekte karkaslardan kontamine olmuş olmaları ihtimalinden dolayı önemlidir.

Et ürünlerinde: 560C/3 saat, 600C/30 dak.,700C/1 sn., inaktive olmaktadır.(OIE)

Merkez iç sıcaklığın 70 °C  ye ulaştığı bir prosedürde 1 saniyelik süre, HPNAI virüsünün kanatlı etinde inaktivasyonu için uygundur.(OIE)

A.B.D Gıda ve İlaç  Kurumu (FDA) tarafıdan tüm tavuk ve tavuk ürünleri, yumurta dahil, her birinin merkezi iç sıcaklıklarının en az 83 dereceye ulaşana dek ve bu sıcaklıkta en az 2 dk. kalacak şekilde pişirilmesi önermektedir.

 

Kuş gribi en çok hangi hayvanlarda görülür?

Hastalık daha çok ördek, hindi, tavuk, sülün, evcil kaz, bıldırcın, tavus kuşu, muhabbet kuşu, martı, bataklık kuşları, keklik, deniz kuşları, beç tavuğu ve papağan cinslerinde görülmektedir.

 

Kuş gribinde bulaşma nasıl olmaktadır ?

Enfeksiyonun evcil kanatlılara yayılması çoğunlukla enfekte dışkılardan kontaminasyon ile olmaktadır. Bu bölgede bulunan ticari kanatlıların yabani kuşlarla direk teması ile de olabilir. Alternatif olarak personel ve ekipman gibi indirek vektörlerle de enfekte materyal kümesteki hayvanlara bulaştırılabilir. Rüzgarla yayılma muhtemelen çok yakın kümesler arasında olur çünkü virusun hava yolu ile taşınması birkaç kilometre ile sınırlıdır.  İnsanlar ve aktiviteleri virusun kanatlı yetiştirilen alanlar içerisinde en etkili yayılma metodudur.

 

Kuş gribinde inkübasyon(kuluçka) süresi ne kadardır?

Hastalığın kuluçka süresi 3-5 gündür. Genellikle 24-36 saatte hastalık kendini gösterir. Hastalar 1-7 gün içerisinde ölürler.

 

Kuş gribinde klinik belirtiler nelerdir?

Hasta hayvanlarda vücut ısısı yükselir, tüyler kabarır, şiddetli ishal vardır.  göz kapakları kapanabilir, konjuktiva şişmiş ve kırmızı renktedir. Sakal ibik ve gözlerin çevresinde karakteristik olarak ödem ve siyanoz şekillenir. Ödem boyun ve göğüs bölgesine de yayılabilir. Glottisteki ödem boğulma ile sonuçlanan solunum güçlüğüne neden olur. Solunum güçlüğü ile birlikte burun deliklerinden grimsi kanlı bir eksudat gelir. Özellikle hindi palazlarında solunum yollarının tıkanması ilgi çekicidir. Hayvanlarda ani bir ürküntü olduğu taktirde kitle halinde ölümler meydana gelir. Hastalanan hayvanlar çoğunlukla iki gün içerisinde ölürler.

 

Hastalık kanatlı hayvanlardan insanlara geçer mi?

Hastalık bugüne kadar yalnızca, hasta kanatlılarla doğrudan ve yoğun ilişkide olan insanlara (çiftlik çalışanları, tavuk bakıcıları, horoz döğüşçüleri vb.) bulaşmıştır. Yoğun nüfusu olan yerlerde görülmüş olmasına rağmen, hastalıktan son on yılda 60 dolayında insanın ölmesi bunun önemli bir göstergesidir. Almanya, Hollanda, İtalya ve Belçika gibi Avrupa ülkelerinde, alınan çok sıkı güvenlik önlemleri sonucunda, Kuş Gribi nedeniyle bugüne kadar sadece 1 veteriner hekim yaşamını yitirmiştir.

Bu konudaki endişeler, hastalıkla ilgili araştırmaların tamamlanmamış olmasından ve bazı teorik tıbbi tartışmalardan kaynaklanmaktadır.

Uzakdoğu’nun bu hastalıktan bu kadar geniş biçimde etkilenmesinin temel nedeni kümes hayvanlarının canlı olarak satılmasıdır. Bu bölgede hâlâ her gün binlerce kanatlı hayvan pazarlarda canlı olarak satılmakta ve insanlar bunları satın alıp evlerine götürmekte, bir süre besleyip daha sonra kesip yemektedirler.

 

Hastalıklı tavuk eti veya yumurtasını yiyen insanlara hastalık bulaşır mı?

İyi pişmemiş et veya yumurta mikroorganizmalar açısından her zaman bir risk unsurudur. Buna karşılık iyi pişmiş tavuk eti veya yumurtadan insana virüs bulaşması mümkün değildir. Çünkü normal pişirme sıcaklığı olan 70 santigrat derecenin üzerindeki her pişirme virüsü etkisiz hale getirmektedir. Hastalıklı bile olsa, pişirilmiş bir tavuk eti veya yumurtasından bulaşan hiçbir vaka günümüze kadar rapor edilmemiştir.

 

Hastalık insandan insana geçer mi?

Kuş gribinin insandan insana geçmesi de dünya genelinde görülmemiş bir vakadır. İnsan ölümlerinin çoğunun hastalıklı kümes hayvanları ile ve onların yer aldığı ortamlarla temas sonucu ortaya çıktığı bildirilmektedir. Dünyada şu ana dek doğru biçimde yapılan toplu itlaflarda da insana bulaşma saptanmamıştır.

 

Açıkta yetiştirilen kanatlıların hastalığın yayılmasında önemli bir etken olduğu doğru mu?

Kuş Gribi’nin görülme riskini artıran en önemli etmen açıkta yapılan kanatlı yetiştiriciliğidir. Göçmen kuşların yolları üzerinde bulunan ülkemizde bu şekilde yapılan yetiştiriciliğin bu hastalığın yayılmasına potansiyel olarak davetiye çıkardığı aşikardır.

 Entegre tesislerde, denetimli bir şekilde yapılan tavukçulukta ise bu risk yok denecek kadar azdır. Çünkü kümeslerin dışarıyla teması minumum düzeye indirilmiştir. Biyogüvenlik önlemleri alınmıştır. Hayvanlar her gün düzenli olarak veteriner kontrolünden geçmektedir. Mekanlar düzenli olarak dezenfekte edilmektedir. Herhangi bir hastalık durumunda kanatlıların kesimhaneye sevkiyatları yapılmaz ve bu hayvanlar hızlı bir biçimde itlaf edilir.

Entegre tesisler dışındaki kanatlı üretiminin, entegre tesisler kadar sıkı denetlenmesi, özellikle göçmen kuşların konaklama mekanlarının yakın çevresinde, hastalık ülkeden silinene kadar açık havada, hijyenik olmayan ortamlarda dolaşıp beslenen kanatlı üretiminin mutlaka kontrol altına alınması, gerekirse yasaklanması zorunludur.

 

 Açıkta yetiştirilen sağlıklı hayvanlar neden itlaf edilmektedir?

Hastalık görülen yere yakın olması ve riskli bölgede açıkta gezinen kanatlıların virustan olası etkileşimi göz önüne alınarak bu hayvanlar itlaf edilmektedir.

 

Sektör hangi önlemleri alıyor?

  • Çiftliklerimiz, konusunda uzman veteriner hekimlerin kontrolü altındadır,
  • Çiftlik personelimiz eğitimlidir, bu konulara karşı hassastır, 
  • Çiftliklerimizde genel olarak hijyene önem veriliyor ve özel olarak ise, çiftliklerin dezenfeksiyonunda bu hastalığın virüsünde de etkili olan dezenfektanlar kullanılıyor,
  • Her kümesin bakıcısı ayrı ve çalışanlar kümeslere özel olarak dezenfekte edilen ayrı bir ayakkabı ve tulumla giriyor, kümesten çıkarken de bu giysileri çıkarıyor,
  • Kümeslere ve çiftliklere ziyaretçi girişi kesinlikle yasaktır,
  • Taşıtlar kümeslere sokulmuyor, çok gerekiyorsa dezenfekte edilerek içeri alınıyor,
  • Kümeslerin dışı da içi kadar önemli olduğu için çevre de dezenfekte ediliyor ve özellikle taşıyıcı olabilecek kemirgenlerin kümeslere girişi engelleniyor,
  • Yem, ekipman ve suda da aynı hassasiyet gösteriliyor, hijyen kurallarına uygun olmayanlar kullanılmıyor,
  • Tavuklarımız hastalıklara karşı sürekli olarak kontrol ediliyor, üst solunum yolu enfeksiyonu görüldüğü an gerekli tahliller yaptırılıyor. Önlemi alınıyor.

 

Çiftlik veya kümeslerde alınan önlemler yeterli mi?

Bu konuda bir bilinç oluşmuş durumda. Ama diğer doğal afetlerde olduğu gibi insan hataları, ihmaller az da olsa olabilir. Herkesin, her kesimin bazı asgari kurallara uyması gerekiyor.

Bu kurallar bizim çiftliklerimizde/kümeslerimizde/entegre tesislerimizde uyguladığımız büyük özen gösterdiğimiz temizlik ve sağlık kuralları. Ancak bulunduğumuz çevre ve orada yaşayan halk da önemli. Onların da en az bizler kadar temizlik ve sağlık kurallarına uygun davranmaları, çevreyi temiz tutmak ve mücadelede ihmalkar olmamak gerekiyor.

Öncelikle insan sağlığını ve ülke ekonomisini doğrudan tehdit eden bu “doğal afet/tehlike” karşısında herkes üzerine düşeni özenle yapmalı. Bu konuda eğitici, öğretici yayınlara, alınması gereken önlemlerin, dikkat edilmesi gereken kuralların anlatılmasına büyük gerek var.

 

Diyelim ki her türlü önleme rağmen vakaya rastlandı. O zaman ne yapılması gerektiği biliniyor mu?

Bu konudaki en önemli husus, çiftliklerde, en ufak bir kuşku durumunda hemen gerekli tahlillerin yaptırılması ve en ufak bir şüphe halinde hemen o çiftliğin her türlü giriş/çıkışa kapatılarak, İl/ilçe tarım il Müdürlüğüne ordan da Tarım Bakanlığı Koruma Kontrol Genel Müdürlüğü’ne haber verilmesidir. Böyle bir durumda, içerdeki bütün hayvanların imha edilmesinden başka çare bulunmamaktadır. İmhanın nasıl yapılacağı, virüsün yayılmaması için neler yapılacağı Tarım ve Köyişleri Bakanlığı tarafından bütün ayrıntılarıyla üretici firmalara bildirilmiştir. Ayrıca üretici firmalarda çalışan veteriner hekimler, ziraat mühendisleri, gıda mühendisleri, teknikerler, konuyla ilgili herkes ne yapılacağını gayet iyi bilir. Bu konuda zaman zaman tatbikatlarla da yapılarak uygulamada sorun yaşanmaması için azami gayret gösterilmektedir.

 

Türkiye bu hastalıkla baş etmeyi başarabilecek mi? Risk açısından Uzakdoğu’ya mı, Avrupa’ya mı daha yakınız?

Türkiye risk açısından kesinlikle Avrupa’ya daha yakındır. Çünkü kanatlı üretiminin büyük bölümü Avrupa standartlarındadır. Uzak Doğu’da, geleneksel olarak kanatlı hayvan ticareti canlı olarak yapılmaktadır. Türkiye ise bu dönemi uzun yıllar önce geride bırakmıştır. Dolayısıyla kitlelerin canlı kanatlı hayvanlarla temas riski çok düşüktür.

Bugüne kadar verdiğimiz sınav başarılıdır. Zamanında risk görülmüş, acil eylem planı oluşturulmuş, tatbikatlar yapılmış, üreticiler uyarılmıştır. Hastalık görüldüğünde hemen müdahale edilmiş ve olay lokalize edilmiştir. Şeffaf  biçimde kamuoyu bilgilendirilmiştir. Basın sorumlu davranmış, çoğunlukla bilgilendirici ve yatıştırıcı bir tutum benimsemiştir.

 

Tüketici tavuk yemeye devam edebilir mi?

Modern, entegre tesislerde yetiştirilen tavuklar hiçbir şekilde risk altında değildir. Türkiye’deki üretimin çoğu da bu firmalar tarafından gerçekleştirilmektedir. Bu işletmelerde günlük denetim ve kontroller her zamankinden çok daha sıkı biçimde yapılmaktadır.

Kaldı ki iyi pişmiş tavukta virüs barınamamaktadır. Bu nedenle tüketicinin herhangi bir çekince duymasına gerek yoktur. Tavuk eti tüketmeye devam edebilir.

 

Grip aşısı, Kuş Gribi’ni önlemede yeterli bir önlem olabilir mi?

Şu anda insanlara yönelik olarak hali hazırda uygulanmakta olan grip aşılarının Kuş Gribi virüsü H5N1’i önleyici herhangi bir etkisi bulunmamaktadır. Ancak aşı geliştirme çalışmaları devam etmektedir.

 

Tavuk Vebası (avian influenza,kuş gribi, HPAI) Hasatlığına Müdahale Eden Personelin (Vet. Hek, Tekniker, VST, İşçi, ) Kendi Sağlığını Koruması  için Alması Gereken Tedbirler Nelerdir?

a)     Mihrak için ayrılmış banyo altyapısı bulunan tek bir oda   tahsis edilmelidir

b)      Bu odalara girecek kişilerin kullanması için Avrupa Birliği EN 149:2001  standartlarında onaylanmış FFP3 solunum maskesi. Kişi bu maskeyi odaya girmeden önce yüz yapısına uygunluğunu test etmelidir.

c)     Hastalıktan şüpheli veya bulaşmanın muhtemel olduğu vakalara müdahale eden tüm personel sıvı geçirmez özelikte vucudu iyi saran tulum ve elli iyice kavrayan eldivenler kullanmalıdır

d)       El temizliğinde genel hijyen tedbirlerine özel bir önem verilmelidir.

e)     Kuş gribine yakalanmış veya bundan şüpheli hayvanlarla temas eden bütün çalışanların koruyucu gözlük kullanmaları gerekmektedir.

f)        Bütün hasta, ve hastalıktan veya bulaşmadan şüpheli hayvanlar ile tıbbi attıkların sızdırmaz tıbbı atık torba/çanta/konteynır lara konularak biogüvenlik tedbirleri kapsamında imha edilmesi gerekmektedir.

g)      Hastalık halinde çevreye bulaşma ihtimali olan mekanların Hypochlorite(formalin, iyot bileşikleride olabilir) ile  dezenfekte edilmesi gerekmektedir.

h)       Hastalığa müdahele eden personelin çamaşırları hastalık bulaşanı olarak kabul edilmelidir.

ı) Tavuk vebası hastalığı çıkan bölgede “hasta veya ölmüş hayvanlarla” temasta olanlardan “bu hayvanları yemleyen, sulayan, atıklarını ve barınaklarını temizleyenlerle, gerekli korunma tedbirlerini almadan hayvanların itlafında veya ölü hayvanların bertaraf edilmesinde görev yapanlar” Mutlaka İl Sağlık Müdürlüklerine müracatı sağlanmalıdır.

 

Kaynak:  TARIM VE KOYİŞLERİ BAKANLIĞI, Koruma ve Kontrol Genel Müdürlüğü Web sayfası

 

 

 

Giriş | Amaç | Yönetim | Mütevelli Heyeti | İz Bırakanlar | Yayınlar | Linkler | Serbest Kürsü 

Bu sitenin son güncelleştirilme tarihi 06/01/06